Kültür, sanat, edebiyat, ev yönetimi, beslenme, şiir, insan ilişkileri,



Son Yazılarım




Mustafa Kemal ATATÜRK/ Şiirler (Kendi Yazdığı Şiirler)

23/2/2006 ·

K. Atatürk

 

********************

YAZDIĞI ŞİİRLER


BİR ASKERİN MEZARINA

Şurada, kabrin üzerinde konulmuş bir,
Beyaz taş var, onun altında bayraklar
Temevvüç ederken, kelleler uçuşurken...
Celâdeti tâbân olurken aldığı cerîhai mevt
İle bu âlemi hîçîye vedâ etmiş bir
Asker yatıyor...
Onun hâbı istirahate çekildiği şu
Makberin üzerine rüfekası eşki teessür döktüler.
Kadınlar dümü rizi mâtem oldular. İhtiyarlar
Nâle eylediler, çocuklar ağladılar.
Şu söğüt ağacının nim setreylediği senin
Mezarın üzerine bir zırh başlık ile kılıç hak,
Olunmuştur. İşte orası o kahramanı muhteremin
Câyi istirahatidir. Ne mutlu ki, hâki pâye vatan
Ona nâilini intizar olmuş!...

MUSTAFA KEMAL
· Harbiye talebesi iken yazmıştır.


HAKİKAT NEREDE?


Gafil, hangi üç asır, hangi on asır
Tuna ezelden Türk diyarıdır.
Bilinen tarihler söylememiş bunu
Kalkıyor örtüler, örtülen doğacak,
Dinleyin sesini doğan tarihin,
Aydınlıkta karaltı, karaltıda şafak
Yalan tarihi gömüp, doğru tarihe gidin.

Asya'nın ortasında Oğuz oğulları,
Avrupa'nın Alplerinde Oğuz torunları
Doğudan çıkan biz
Nerde olsa, ne olsa kendimizi biliriz
Türk sadece bir milletin adı değil,
Türk bütün adamların birliğidir.
Ey birbirine diş bileyen yığınlar,
Ey yığın yığın insan gafletleri
Yırtılsın gözlerdeki gafletten perde,
Hakikat nerede?

MUSTAFA KEMAL
 


BEŞİKE HÂDİSESİ İÇİN

Çıkıyor gönüllere istimdadı
Sâmiamda vatanın feryâdı
Çıkıyor gönüllere istimdadı
Yaralı bir ananın evlâdı
Etmesin mi anaya imdadı?

Rumeli can veriyor yok mu ilaç.
Edelim sıhhatini istimzaç;
Etmeyelim kimseyi izaç?

Zırhlılar her yeri tehidt ediyor,
Makedonya bunu tes'it ediyor.
İnkırazı bize teyit ediyor.

Yemenin purişi malumu cihan
Ne için eyledi millet isyân?
Zulme ister mi bu yoldan burhan
Turuşkalar bile aldı meydan

Hani kânun-u adaâlet nerede?
Mülk-ü millette himâye saadet nerede?
Haricen mülk-ü himaye nerede?
Bizde evvelki şecaat nerede?

Gelse Ertuğrul şöhret-i pervas
Eder elbette tahayyür ibraz
Vatanın feyzine kâdir olamaz
Yeniden fethine verseydi cevâz...

Yıldırım görse şu ahvâlimizi
Ateş kahrı yakar hâlimizi,
Af eder mi bizim efâlimizi,
Mahveder cumle-i emsâlimizi,

Ey büyük Fâtih'i İstanbul'un...
Bu revş olmadı mı makbulün
Sây ile toplanılan mahsulün
Berhava oldu fakat meçhulün...

Yazık oldu Vatana âh yazık...
Her ağızdan çıkıyor: Eyvâh yazık!..
Acısın bizlere, âh yazık!

MUSTAFA KEMAL
· Sinop 25 Kânunu Evvel 321 (1905)

HAYAT SERENADI

Atatürk'ün Salih Bozok'a yazdığı mektuptan :

"Bir Fransız şairi hayatı şöyle tarif ediyor :

Hayat kısadır,
Biraz hayal,
Biraz aşk
Ve sonra Allahaısmarladık.

Diğeri de :
Hayat boştur.
Biraz kin,

KASİDEİ İSTİBDAT YAHUT KIRMIZI İZLER


Bir köhne kadit parçası, bir çehrei menhus,
Zulmetler içinde mütereddit, mütelâşi,
Daim mütefekkir görünen, kendine mahsus
Efkârı sakimane ile âleme karşı
Ateş saçarak etmede her gün bizi tehdit,
Âmali harisanesini eyledi tezyit...
Gördükçe bu mazlumlarını, sinesi mağrur,
Tırnaklarını aileler kalbine saplar;
Mağdurlarının her biri bir kûşede ağlar,
Katlandı vatan görmeğe evlâdını makhur...
Birçoklarımız mahpes-ü menfada süründük.
Ey gazii mecruhu vega dideye döndük.
Ey kanlı eliyle vatan âmaline hail,
Ey enmilei sürbu cinayata delâil
Teşkil eden ey köhne kadit, katili efkâr,
Ey katili şübbanı vatan, katili ahrar,
Ey varlığı bir millet için bâdii zillet.
Ey çehresi ifrite veren dehşeti vahşet,
Zindanları, menfaları, mahpesleri doldur,
Ziniciri esaretle bütün hisleri dondur.
Tesmimi nefes, nefyi ebet, sonra denizler..
Her girdiğin evlerde durur kırmızı izler...
Kâbusi hiyanetle vatan can çekişirken
Âtimizi dendanı harisin kemirirken
Bir gün Rumeli dağları envara boyandı;
Hürriyetin enfası ile herkes uyandı.

MUSTAFA KEMAL

ŞANLI ORDU GAZETESİ : 24 Kasım 1908

Yorum (1) Yorum yaz!

BAŞÖĞRETMEN ATATÜRK ALBÜMÜ

23/2/2006 ·

Fotoğrafları büyütmek için üzerlerine tıklayınız

Kaynak:

http://www.basogretmenataturk.com

Yorum (1) Yorum yaz!

Akçakoca

22/2/2006 ·

11.gif (11633 bytes)

 

Doğanın içinde bir cennet Akçakoca

 

Karadeniz'in temiz havası, bir tarafta yemyeşil ağaçlar bir tarafta masmavi bir deniz...Ancak rüyalarda görülebilecek bir manzara. Uzak değil, hayal da değil, çok yakınımızda doğa ile kucak kucağa bir cennet, Akçakoca...

AKÇAKOCA'DA NERELERİ NASIL GEZEBİLİR,GÖREBİLİR VE  NELER YAPILABİLİR ?
 
Ceneviz Kalesi:
Şehir merkezine 3 km. uzaklıda olup eşsiz panaroması, piknik ve mesire alanları, mavi bayraklı plajı ile ünlüdür.

Aktaş Şelalesi: İlçenin en yüksek bölgesinde olup 9 km. oto ile 2 km. yürüyerek ulaşılan bir doğa harikasıdır.

Sarı Yayla Şelalesi :Sarı Yayla köyüne giderken fındık tarlaları arasında tüm gizemliliği ile akıyor.Önünde oluşturduğu küçük gölette yüzülebiliyor.

Fakıllı Mağarası: Son yılların en çok ziyaret edilen yerlerinden biridir. 3 metrelik bir giriş tünelinden sonra inanılmaz görüntülerin olduğu galerilere ulaşılmaktadır. Şehir merkezine 8 km.dir.

Cumayeri: Piknik alanı olarak düzenlenmiş olup eski bir hamam kalıntısı, camisi ve Evliya Ahmet Dede Türbesi ile tarihi ve dini bir misyon üstlenmiştir. Alan ulu çınarları ve yanı başındaki akar suyuyla bir dinlence yeridir.

Mehmet Arif Köşkü ve Mahalle Evleri: Özel bir mimariye sahip kimileri restore edilmiş, kimileri ise orijinal yapısıyla Akçakoca’nın merkezinde bulunan bu evler görülmeye değer özelliktedirler.

YAPILABİLECEK AKTİVİTELER 
 
Tracking: Sarp kayalarla kesilmiş sahil boyunca ve şelale güzergahında doğayla içiçe
Rafting: Görülmeye değer Melen çayında
Olta Balıkçılığı: Melen çayı ve Karadeniz’de
 
Bölge ayrıca av sporuna müsait olup; bıldırcın, çulluk, zaman zaman domuz avcılığı yapılmaktadır.
Akçakoca’da istendiği takdirde ziyaret edilebilecek türbeler, tekkeler ve camiler mevcuttur.
 
Türbeler :
Kaplan Dede Türbesi,Eren Türbesi, Koçbaba Türbesi, Tavşan Dede Türbesi, Kalpakcıbaşı Türbesi, Yeşh Efendi Türbesi, Kara Ahmet Türbesi
Tekkeler: Koçbaba Tekkesi, Hadımhoca Tekkesi, Kalpakcılar Tekkesi,
Camiiler: Cumayeri Camii, Korfar Camii, Yukarı Camii, Aşağı Camii, KapıkuluCamii,FaryanıCamii, Kızlarağa Camii yeni adı Merkez Camii olup külliye şeklinde özel bir mimariile inşa edilmiştir. Bu nedenle ve merkezde olduğu için bir çok ziyaretçisi vardır.

Tüm bunlardan başka yakın çevrede Yedi göller, Abant, Kartalkaya, Düzce Efteni Kuşcenneti, Samandıra Şelalesi, Antik Konuralp, Kdz. Ereğli Cehennem Mağarası görülmeye değer yerlerdir. Kısaca tarihiyle, doğasıyla, deniziyle ayrıcalıklı bir turizm bölgesidir Akçakoca...
 
MAHALLİ YEMEKLER
 
Ekmekler : Yufka, Bazlama,Gözleme,Cızlama,Mısır ekmeği,Hamsili mısır ekmeği,Köy ekmeği
Çorbalar : Tarhana, Mercimek, Un, Çılbır, Kızılcık çorbası
Hamur İşleri: Mantı, Erişte, Kuşkuş Makarnası, Kaşık Makarnası,Yufka Makarnası, Mancarlı Pide,Melen Böreği, Ramazan Simiti(susamsız simit,tartı, yöreye özgü peynir ve ya keşle ceviz içi serpilerek yapılan bir hamur işi)
Yemekler : Karalahana dolması, Karalahana yemekleri,Hamsili Pilav,Korçan,Gaygana,
Tatlılar : Melengüçceği, Laz Böreği, Güllaç ,sütlü gözleme,Damat fındığı(şekerli fındık).


Batı Kaadeniz’in önemli turizm merkezlerinden biri alan Akçakoca; İstanbul, Ankara, Bursa, Kocaeli gibi metropollere 2.5 – 3 saat uzaklıkda olup otoyolla çok kolay bir ulaşıma sahipdir.Hangi yönden gelinirse gelinsin D.100 otoyolunun Düzce ili tırnikelerinde çıkış yapılarak Akçakoca yoluna girilir. 35 km.lik şehirlerarası yolu yeşillikler içinde katederek Akçakoca’ya varılır.

Akçakoca’ya İstanbul ve Ankara’dan düzenli olarak otobüs seferleri vardır. Belli başlı firmalar:Üstün Erçelik,Metro,Ulusoy...

Ayrıca Bursa üzerinden Antalya – İzmir seferlerini yapan Kdz. Ereğli bağlantılı otobüslerden bu istikamette seyahat edecekler yararlanabilirler.

Kaynak imedya.com
Oluşturma 06.06.2005 17:02:26
Hit 1034

AKÇAKOCA

İstanbul ile Ankara, Bolu dağı   kesimi dışında otoyolla birbirine bağlanınca, yol çevresindeki tatil merkezlerine her iki büyük kentten ulaşmak kolaylaştı.

Akçakoca artık İstanbul’dan sadece 2.5 saat uzaklıkta. İstanbul içinde bile nefes alınabilecek bir yere ulaşmak için en az 1-1.5 saat gitmek gerektiği düşünülürse, 2.5 saat süren ve büyük bölümü otobanda geçen rahat bir yolculuğu göze alıp bir haftasonu Akçakoca’da geçirmenizi öneririz.

Yalnızca Akçakoca’yı görmekle kalmayacak, yol üzerindeki ve çevredeki mesire yerlerini, doğal güzellikleri ve önemli bir antik kenti görme imkanı bulacaksınız.

Kalınacak yer kaygınız olmasın ikisi büyük, biri küçük üç nitelikli oteli var Akçakoca’nın. 1998’de açılacak yenileri de sırada. Hepsi de deniz kenarında ve havuzlu.

Akçakoca, Düzce’nin sayfiyesi gibiydi önceleri. Henüz Türkiye’nin Ege ve Akdeniz sahilleri bilinmezken yerli turistlerin ilgi gösterdikleri yerlerden biriydi. Sonra bu ilgi giderek azaldı.

Şehir nüfusu fazla kalabalık değil, 15.000 civarında. Roma ve Bizans uygarlıklarının iz bıraktığı kentin Diapolis olarak anıldığı biliniyor.

Çevredeki en önemli tarihi kalıntı, şehrin 3 km. batısındaki Ceneviz Kalesi’dir. Deniz kenarında küçük bir tepe üzerine kurulmuş kalenin adı Ceneviz Kalesi ama Cenevizliler tarafından yapıldığı konusunda kesin bir kanıt yok. Osmanlılar döneminde onarılmış kalenin bugün sadece giriş duvarlarının bir bölümü ayakta. Kalenin içi bir mesire alanı olarak düzenlenmiş. Piknik masaları bulunan alanda bir de küçük kafeterya var. Özellikle günbatımının renk cümbüşünü izlemek için akşam üzeri gitmenizi öneririz.

Kalenin her iki tarafında iki küçük kumsal var. Batı tarafında soyunma kabinlerinin bulunduğunu ve bir pidecinin hizmet verdiğini hatırlatalım.

Ünlü karadeniz pidelerinden tadabileceğiniz çok sayıda lokanta var Akçakoca’da. Şehir merkezindekiler dışında, Karadeniz Ereğlisi yolu üzerinde de pideci bulabilirsiniz. Ayrıca Karadeniz Ereğlisi yolu üzerinde ve şehir merkezinin 7 km dışında Çayağzı-Kumlupınar plajı uzanıyor. Kilometrelerce uzunluktaki plajın ince kumu var ve deniz derin değil. Çevredeki tesislerden yararlanabilirsiniz. Güzel plajın kötü yanı karayolunun hemen dibinde oluşu ve trafiğin kulağınızın dibinde işlemesi. İyisi mi, yoldan uzağa, denize yakın yere yerleşin siz.

Akçakoca şehir merkezi girişinde, Akçakoca oteli önünden de denize girmek mümkün.

Kentin batısında Karasu’ya doğru biraz virajlı bir yolla ulaşılan çok sayıda koy bulunuyor. Yeşilliklerle bezenmiş yamaçların arasına sıkışan bu küçük koyların birinde, doğayla başbaşa bir gün geçirebilir, denize girip piknik yapabilirsiniz. Ya da yola devam edip Karaburun’un ince kumlu plajından yararlanabilirsiniz.

Akçakoca şehir merkezinin 3 km kuzeyinde, tarihi Akçakoca evlerinin ve fındık bahçelerinin arasından geçerek ulaşılabilecek Cumayeri piknik alanı da görmeye değer. Dere kenarındaki piknik alanı dev bir çınar ağacının gölgesinde. Cumayeri’nde bir hamam kalıntısı ve Mehmet Ağa camisi-türbesi de bulunuyor.

Akçakoca’ya gitmişken Fakıllı mağarasını mutlaka görün. Akçakoca’nın 7 km güneyinde fındıkçılıkla geçinen Fakıllı köyündeki mağaraya 15 km. uzunluğundaki bir dehlizle giriliyor. Tavandaki küçük sarkıtlar ilgi çekici. Mağaranın 1.5 km uzunluğunda olduğu ileri sürülüyor. Köy çocukları mağara için rehberlik yapıyorlar. Aydınlatma düğmesini bulmak, dar ve ıslak dehlizden geçmek için onların rehberliğine ihtiyaç duyacaksınız. Çıkışta da soğuk bir ay ran ya da çay ikramlarına evet deyin. Küçük bir bahşiş gönüllerini almaya yetecektir.

 

Yorum (yok) Yorum yaz!

Öğretmenliğim de: Okulum ve Taşköprü-1985-1989

22/2/2006 ·

ge_mi_tenkalan_125.jpg 

Okulumuzdan Bir Kış Manzarası

ge_mi_tenkalan_161.jpg 

 

Bir de Yaz....

ge_mi_tenkalan_068.jpg

 

Taşköprü Sevim Tokatlı Kız Meslek Lisesi'nde Öğretmen Arkadaşlarım ve Son Sınıf Öğrencileri

ge_mi_tenkalan_123.jpg

 

Öğrencilerim....

ge_mi_tenkalan_075.jpg

 

Taşköprü Sevim Tokatlı Kız Meslek Lisesi'nde Bir Sene Sonu Sergisı

Yorum (1) Yorum yaz!

Merhaba

18/2/2006 ·

     Benim bu siteyi hazırlamaktaki amacım, yaptığım etkinlikleri burada yayımlayarak, ev hanımlarına boş zamanlarını değerlendirmede yardımcı olmaktır. Bunun yanında yaşamımızla ilgili küçük ip uçlarını aktarmak...

      Amaç güzel olan herşeyi paylaşmak. Sevgiyle kalın....

Yorum (1) Yorum yaz!

>